ABD'de yayımlanan bir habere göre, Facebook ya da diğer sosyal medya araçlarında, bazı kişisel bilgilerin paylaşılması, olumsuz sonuçları da beraberinde getirebiliyormuş. Bazıları tahmin edilir şeyler ancak birkaçı bana ilginç geldi, bu sebeple yazmak istedim:
- Doğum Tarihiniz ve Yeriniz: Carnegie Mellon'un yapmış olduğu bir çalışmaya göre, kimlik hırsızları bu iki bilgi sayesinde, tüm mali kayıtlarınıza ulaşabiliyorlarmış.
- Tatil Planlarınız: Hırsızlar için kaçınılmaz fırsat; ne kadar süreyle nereye gideceğinizi bilmek.
- Ev Adresiniz: Ponemon Enstitüsü'ne göre, sosyal medya sitelerinde adres bilgilerini paylaşanlar, fiziksel ve kimlik hırsızlığı için ciddi risk unsuru oluşturmaktadırlar.
- İtiraflar: İşinizden nefret ediyorsunuz, vergi ödemeleriniz hakkında söylediğiniz yalanlar ya da ilaç bağımlılığınız.... Şirketler, sosyal medya kanallarını çalışanlarla ilgili bu tarz bilgileri takip etmek amacıyla ve işten çıkarmada kanıt olarak kullanmaktadırlar. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre şirketlerin %8'i sosyal medyanın kötü amaçlı kullanımı sebepleriyle işten çıkartılmış durumda.
- Şifre İpuçları: Eğer online hesaplara sahipseniz, annenizin kızlık soyadı başta olmak üzere birtakım sorulara cevap vermek durumunda kalabiliyorsunuz. Facebook'ta bu gibi bilgileri kesinlikle profilinizde paylaşmayın.
- Riskli Davranışlar: Hayatınızda adrenalini, hızlı yaşamayı seviyor olabilirsiniz. Bu gibi meraklarınızı da yine paylaşmamanız öneriliyor: Sigorta şirketleri, katılımcıları ya da potansiyel müşterilerini web üzerinde araştırmakta, alabilecekleri riskleri önceden görerek, başvuruları reddebiliyorlarmış.
Benden söylemesi...
Sosyal medyanın gücünün hepimiz farkındayız. Tabiri caizse, "insanı rezil de eder, vezir de"... Daha önceki yazılarımda da bu konuya değinmiştim; ilginç GAP vakasının yankıları halen sürmekte.
Bu yazıda farklı bir konu üzerinden sosyal medyanın etkisine değinmek isterim. Yahoo.com'un haber sayfalarında gözüme çarpan bir haber çok ilginç geldi ve özellikle iş yaşamı üzerinde etkisi olduğunu düşündüğüm ve gelecekte de bu tarz durumların ortaya çıkacağını tahmin ettiğimden, sizlerle paylaşmak istedim.
Olayın detaylarına http://news.yahoo.com/s/yblog_upshot/20101109/us_yblog_upshot/can-criticizing-the-boss-on-facebook-get-you-fired linkinden de ulaşabilirsiniz. Haber kısaca şöyle:
Connecticut'ta kurulu ambulans servisinde çalışan bir acil yardım sağlık teknisyeni, işten haksız gerekçeyle çıkartıldığı için, şirkete dava açıyor. Olay buraya kadar normal gözüküyor; ancak şirketin iddia ettiği gerekçe ilginç:
Şirket çalışanın işine; Facebook'ta yöneticisine hakaret etmesi ve eleştirmesi nedeniyle son veriyor. Şirket ayrıca, çalışanların Facebook ya da sosyal medya araçlarından herhangibirinde, şirket bilgilerini açığa çıkarmanın, çalışma koşullarını açıklamanın yasak olduğuna dair prosedürlerinin olduğunu da belirtiyor.
Davacı Souza ise, olaydan önce, yöneticisinin müşteri şikayetlerine sendika temsilcisiyle beraber cevap yazmasına izin vermediği için tartışma yaşadıklarını ve fikir ayrılığına düştüklerini belirtiyor.
Dava 25 Ocak'ta başlıyacakmış, kararı merakla bekliyorum.
Bu gibi olaylar, tahminimce önümüzdeki dönemlerde artarak devam edecektir. Mobil iletişimin tavan yaptığı bu dönemde, yerleşik kuralların olmadığı internet dünyasında bu davalara sıkça rastlanacaktır.
Biz İK profesyonellerinin, sosyal medyanın bu yönüne karşı çeşitli prosedür ve uygulamaları yerleştirmek sanırım yeni görevlerimizden biri olacaktır.